‘Zooloji’ kategorisi için arşiv

Penguenler

22 Mayıs 2008, Perşembe

Penguenler. Çizgi filmlerde, karikatürlerde, reklamlarda ve her türlü modern masalda sıkça gördüğümüz uçamayan sevimli kuşlar. Çoğunlukla dünyamızın güney yarım küresindeki arktik(kutup iklimi) bölgelerde yaşarlar ama tropik bölgelerde de yaşayan birçok penguen türü mevcuttur. Özellikle Galapagos adalarında yaşan Galapagos penguenleri bu türlerden biridir. Penguenler kutuplarda yaşamaya çok iyi adapte olmuş yaratıklardır. Uçmakta kullanamadıkları kanatları artık birer yüzgeç halini almıştır ve su yüzeyinde karnı üzerinde kayarak ilerleyen bu hantal kuş su altında bir ok gibi hızlıdır.

Penguenlerin ismi nereden gelmektedir?

Bazı etimologlar kelimenin Keltçe’nin bir kolu olan Galler(Yani Kral Arthur’un vatanı) dilinden geldiğini iddia eder. Pen kafa ve gwyn beyaz demektir. Bazıları da kelimenin Latince şişman anlamına gelen Pinguis sözcüğünden türediğini düşünür. Bir diğer teori görülen ilk penguenin Macellan Boğazının yakınlarında haritalarda Punguyn olarak geçen bölgede görüldüğü için bu ismi aldığı yönündedir. İsimlerinin anlamı ve kaynağı ne olursa olsun insanlarla penguenler arasında ilginç bir bağ vardır.

İnsanların gördükleri penguenlerle akraba olan ilk canlı Britanya’nın yakınlarında da görülen Büyük Auk’tur. İlk gerçek penguenin ise büyük keşifler çağında yani 16.yy’ın sonu gibi geç bir tarihte görülmüş olmasına rağmen popüler kültürde sıkça karşımıza çıkar. Batman’in düşmanı, sayısız ürün ve spor ekibinin maskotu ve çizgi film kahramanları olarak hatta bilgisayar oyunlarında başrollerde sıkça karşımıza çıkarlar. Bunun bir sebebi gezegenimizde yaşayan çoğu kuşun aksine penguenin insandan korkmaması olabilir. Penguenler tek tek ya da grup halinde gördükleri bir insanın üzerine gidebilirler. İnsanları merak ederler. Ama yine de uzmanlarca penguenlere güvenli yaklaşma mesafesi 3 metre olarak belirtilmiştir. Penguen kendisi 3 metreden daha yakına gelmediği sürece turistlerin bu kuşlara fazla yaklaşmaması istenir.

Yetice Öğreniyoruz

14 Mayıs 2008, Çarşamba

Efendim bazı insanlar Yetilerin varlığından bile şüphe duymaktalar biliyorsunuz. “Yetiler: Efsane ve Gerçek” isimli yazımda bu iddialara kanıtlarıyla ve şahitleriyle cevap vermiştim. Şimdi kimileri varlıklarından şüphe ededursun ben biraz Yeti dilinden söz etmek istiyorum.

Yeti dilinin başlıca iki lehçesi vardır. Prag(Aman yanlış anlamayın, Çek Cumhuriyeti’nin başkenti olan Prag değil, Yetice sanırım Batı anlamında.) ve Kraş lehçeleri. Batı Lehçesi aynı zamanda Falkland Yetilerince de konuşulmaktayken, Fogo Adası Yetileri küçük farklılıklar göstermekle birlikte Kraş dil grubuna bağlıdırlar.

Efendim Yetilerin varlığını ve dilini kabul eden araştırmacılar bu kez de onların bir yazıları olduğu konusunda itilafa düşmektedirler. Ben hemen söyleyeyim: vardır. Çok eski Yeti Alfabesiyle yazılmış taş yazıtları vardır. Genelde sözlü bir gelenek olmasına rağmen az sayıda da olsa yazıtları mevcuttur. Falkland’da çok az olduğunu duydum ama Fogo’da kendi gözlerimle gördüm.

Yetiler çok konuşkan varlıklar olmadığından dillerini öğrenmek de zordur. Çok yaşlı bazı Yetiler uzun süredir Fogo’da yaşadıkları için turistlerden yarım yamalak İngilizce öğrenmişlerdi de ben henüz onların dilini bilmiyorken çat pat anlaşabildik.

Efendim ilk dersimize temel bazı konularla başlayacağız. Yeti dili baştan eklemeli bir dil olup tıpkı Türkçe gibi küçük ve büyük ünlü uyumlarına uyan bir dildir. Uymayan yabancı dillerden girme kelimeler de vardır elbette.

Mesela iskemle anlamına gelen eyladnas görüldüğü gibi büyük ünlü uyumuna uymamaktadır. Yetice öğrendiğim ilk kelime buydu çünkü Yetilerin mağarasına giden yol öyle uzundu ki yorgunluktan ölmüştüm. Misafirperver ve dost canlısı Yetiler de hemen bana bir sandalye çekmişlerdi. Dile yeteneğim olduğu için de kelimeyi hemen kaptım. Mesela beni görünce de “mada, mada” bağırmışlardı bu kelime de sanırım insan anlamına geliyor, ya da yakın bir şey. Ama ünlü uyumu var.

Yeti diliyle ilgili bilgiler vermeye devam edeceğim. Esen kalın.

Yeti: Efsane-Gerçek

2 Mayıs 2008, Cuma

Yetiler, Kocaayaklar, Sasquatchlar, kar adamları dünyanın birçok kültüründe, folklorunda ve efsanelerinde kendisine yer bulmuş tüylü canlılar.

Yaşadıklarından emin olduğum Falkland Adaları’nın dışında Himalayalarda ve Wisconsin’in ormanlık bölgelerinde de yaşadıkları rivayet edilmekte.

Nedir, kimdir bu yetiler? Gerçekten tam olarak tanıyor muyuz? Kültürlerini ve biyolojik özelliklerini tam olarak biliyor muyuz? Uzunca bir süre bilim-adamları bu türün varlığını inkar ettiği için Yetileri tanımakta oldukça geç kaldık.

(devamı…)

Kaplan Denen Muhteşem Havyan Veya “Zalita Kaplanı Diye Bir Şey Yoktur, Olamaz!”

30 Nisan 2008, Çarşamba

Efendim bu muhteşem hayvanların bilimsel ismi Felis Tigris ya da Panthera Tigris’tir. Tigris Yunanca’da kaplan demektir. Aynı zamanda Dicle Nehrine de Yunanlılar Tigris diyorlardı, zaten Dicle kelimesi de buradan gelir. Konuyu dağıttım özür dilerim, tıpkı Kamil gibi oldum. Zaten ona kızdığım için ona benzedim. Zalitha Kaplanı diye yazı yazmış adam yahu.

Evet, biz dönelim kaplanlara. Kaplan bir Asya kedisidir. Afrika’nın ise kralı Aslan’dır, dolayısıyla Zalitha’da Kaplan olma ihtimaliyle teyzemin bıyıkları olması ihtimali arasındaki fark ihmal edilebilir boyutlardadır dersek büyük yanlışlar içine düşmüş, dikkatsiz konuşmuş olmayız. Zira bu güzide ülke Afrika’dadır. Evet…

Kaplan denen hayvan Asya’daki birçok uygarlığın da simgesi olagelmiştir. Nasıl ki Avrupa’da ve Ortadoğu’da hep krallıkların, sultanlıkların simgesi aslansa, nasıl yiğit bir insana aslan gibi diye hitap ediyorsak Asya’da da bu rol kaplanındır.

Kaplan Bangladeş, Nepal, Hindistan, Malezya ve Kore’nin milli simgesidir. Güneydoğu Asyalı kralların armalarında flamalarında hep kaplan resmi mitolojilerinde, masallarında hep kaplan öyküleri yer alır. Bir televizyon programının yakınlarda yaptığı bir ankette kaplan dünyanın en çok sevilen hayvanı olmuştur.

Eh, bu sevgi haksız da değildir. Muhteşem görünümü ve vahşi doğasıyla kaplan eşsiz bir hayvandır. Çinliler ona “ormanın hayaleti” derler. Başlıca türleri, Bengal Kaplanı, Sibirya Kaplanı, Hindiçini Kaplanı, Malaya Kaplanı, Sumatra Kaplanı ve Çin Kaplanlarıdır.

Kaplan son derece tehlikeli ve sessiz bir avcıdır. En büyükleri ve görkemlileri olan Bengal Kaplanı 250 kilodur. Her konuda olduğu gibi Prof. Ademoğlu kaplanların kilosu konusunda da derin yanılgılar içindedir. Ama ne yapalım artık alıştık.

Dünyada çok az kedi sudan korkmaz ve yüzer. Kaplan da onlardan biridir. Ganj nehrine gittiğimizde bir iki kaplanı uzaktan görmüştük. Gerçekten güzel hayvanlardı. Kaplan aç olmadığı sürece insana saldırmaz, kolay evcilleşebilen bir hayvan değildir ama Yetilerle yakın dostluklar kurdukları bilinmektedir.

Kaplanlarla ilgili söyleyeceklerim şimdilik bu kadar esen kalın.

NAVİGASYON

Ara

ARŞİV

Eylül 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Haz    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  



Yetice Kocaparmak’tan öğretilir!
Yeticeyi benden öğrenin! En kolay yetice Kocaparmaktan öğrenilir.
www.kocaparmak.com
Alagon Yatçılık
Uzak denizlere güvenle yelken açın, yolculuğun keyfini çıkarın.
www.alagonyat.com
Albeni Bahane Star kim olacak?
Bahane Star’ını seç, ödülleri kazan.
www.albenibahanestar.com