Prof. Dr. Kamil Ademoğlu uzun yıllarıdır yakın dostum, proje ortağım ve seyahat arkadaşımdır. Onunla üniversitede tanıştık. Ben tarih okurken o da antropolojideydi. Fikir tartışmalarımız o zamanlardan başlar.
Kendisi benim için değerli bir bilim adamıdır. Çingene kültürü, Kocaayaklar(yani Yetiler), Göçebelerin Alışkanlıkları ve Tempelen’in buluşları üzerine çok değerli araştırmalarının yanı sıra o da benim gibi bir hobi olarak zoolojiye düşkündür. Bilgileri her ne kadar dayanaksız da olsa nasıl ben penguenciysem o da kaplancıdır.
Kamil’i çok severim ama tabii herkesin kusurları vardır. Kamil öncelikle düzensizdir. Araştırmaları da saçı başı gibi hep dağınıktır. Dipnot, kaynakça ve alıntı nedir bilmiyor sanırsınız. Bilimsel makaleleri Dede Korkut masalları gibidir. Anlatır da anlatır.
Bazen bu adam neden akademisyen olmuş diyorum kendi kendime. Gezmeyi, görmeyi araştırmayı çok sever. Keşke bir seyyah ya da ünlü bir doğa belgeseli dergisinde muhabir olsaymış ya. Ama yine de öğrencileri onu çok sever, eğlenceli biridir. Yazılarında bazen biraz abartılıdır ama eğlencelidir. Hem okunaklı hem de sürükleyici yazılar yazar. Hakkını vermek gerek.